IHLAMUR 70

IHLAMUR’UN 70. SAYISINDA

Seçilmş Yalnızlık – Bünyamin DURALİ
Şairleri Anlamak Üzerine I – Şener AKSU
Sahte Keyif Cenneti – Ezgi Fatma AÇIKGÖZ
On Yedi Gün VI – Yusuf KOŞAR
Türkçülük Ne Değildir – A. Yılmaz SOYYER
Türkzat – Abdullah MOLLAOĞLU
Türkülerin Gölgesindeyim – Kürşat YOZCU
Yaşama Sanatı – Faruk DELİCE
Dünya Laiktir Laik Kalacak – Nadir AŞÇI
Nefes – Yeşim Akın ÇELİKER

satın al       e-dergi       abone ol

İLKSÖZ

Hakan SARI

Benlik davasını bırak
Muhabbetten olma ırak
Sevgi ile dolsun yürek
Hoşgörülü olmaya bak
Yunus Emre

Ütopya; olmayan mükemmel ülkeyi tarif etmek için verilen Yunanca bir isimdir. Herkesin ütopyası vardır. Kime sorsak ütopik mükemmel bir ülkede yaşamak ister. Fakat o ütopik ülkeyi oluşturan bireylerdir ve o bireylerin davranışları, iletişimi, yaşam biçimleri o ülkenin ütopya mı yoksa distopya mı olacağını belirler.

Hoşgörü, saygı, sevgi, merhamet, empati gibi kelimeler soyut kavramlardır. Bu soyut kavramların geliştiği kadar toplumlar daha huzurlu olur. İletişimin kesildiği, çıkarların çatıştığı, sonuç çıkarılamadığı durumlarda bir taraf kendi hakkından fedakârlık yaparak, karşı tarafın hatasını kabullenerek takındığı tutumdur hoşgörü. Hoşgörü yüce bir davranıştır. Birçok istenmeyen olayı önleyebilmek gibi bir yeteneği vardır.

Bu soyut davranışların katlanarak çoğalma etkisi vardır. Şöyle ki: iki kişi konuşurken biri hakaret içeren cümleler sarf ederse karşı taraf da misli ile karşılık verir. Ama bir taraf “belki başka bir şeye canı sıkkındır, üstüne gitmeyim” deme erdemini gösterirse diğerini de sakinleştirebilir.

Karşımızdaki insanı ne oranda dinliyor, sözlerine saygı duyuyoruz? Aynı fikirde olmadığımızda dahi tartışma ortamı yaratmadan ve karşılıklı olarak birbirimizi dinleyip konuşabiliyor muyuz? Ya da kısaca hoşgörülü müyüz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir