IHLAMUR 69

IHLAMUR’UN 69. SAYISINDA

Hep Şu Şair Yanımdan Çektim – A. Yılmaz SOYYER
Cengiz Gündoğdu’dan Eleştiri Şimşekleri – Bünyamin DURALİ
Otogarda Güne Doğuş – Ezgi Fatma AÇIKGÖZ
On Yedi Gün – Yusuf KOŞAR
Tilmiz ve Gök – Şener AKSU
Palyaço Servisi II – Abdullah MOLLAOĞLU
Uğruna Ölünecek Davalar Aranıyor! II – Faruk DELİCE
Bahçıvan – Gülçin Yağmur AKBULUT

satın al       e-dergi       abone ol

İLKSÖZ

Hakan SARI

Korkarım dünyada bir zaman gele,
İnsanlar yaşaya, insanlık öle…
Bahtiyar VAHAPZADE

İnsan sosyal bir canlıdır ve bir toplum içinde yaşar. Yaşadığı bu toplumda gerek ihtiyaçlarını karşılamak için gerek sorununu aktarabilmek için değişik sebeplerle birbiriyle iletişim kurar. Bu iletişim maalesef sürekli sağlıklı yürümüyor ve bazen istenmeyen şekilde sonuçlanabiliyor.
Yazılı ve görsel basında, sosyal medyada ve çevremizde sürekli şiddet olaylarına şahit oluyoruz. İletişimin tıkandığı, yürütülemediği durumlarda karşımıza şiddet olarak çıkıyor. İletişim, uzlaşı, anlaşma; bunlar karşılıklı yapılan şeylerdir. İki taraf da diyaloğa açık olmalıdır ki sürdürülebilsin ve bir sonuca ulaşsın. Bir taraf isteksiz olur ve bu yolları kapatırsa o zaman şiddet başlar. Şiddet sağlıklı düşünememe ve uzlaşılamayan konuya saplanıp sabit bir fikirle ve hep aynı argümanla karşı tarafın üstüne gitmeyle başlıyor.
Şiddet sadece bireyler tarafından başvurulan bir eylem değil. Bazen devletler de şiddete ve güç gösterisine başvurabiliyor. Ülkede bir arada yaşayan farklılıklara tahammül göstermiyor. Onların yaşam tarzlarına, inançlarına, düşüncelerini ifade etmelerine imkân tanımıyor. Ülke olarak bu hoşgörüsüz, tahammülsüz, farklılıkları yok etmek isteyen anlayıştan ne yazık ki çok çektik. Bu anlayış insanları tek tipleştirmeye götürür. Oysaki farklılıklar zenginliktir. Toprakta ne kadar farklı renkte boyda çiçek olursa dağa o kadar güzelleşir.
Şiddetin sebebini incelediğimizde karşımıza inançlar, tercihler, ideolojiler çıkar. Bu temel fikir ayrılıklarını anlayabilirsek ve karşı tarafa daha hoşgörülü davranabilirsek iletişim şiddet olmaksızın sağlanabilir. Burada karşımıza sürekli duyduğumuz bir kelime çıkıyor: empati. Empati yapma duygusu gelişmiş olan insanlar şiddeti önleyebilir. Empatiyi geliştirmek için de en güzel yol edebiyattır. Farklı hayatları, tecrübe edebilmek, başka insanların yaşam tarzlarını, öğrenebilmek için edebiyat önemlidir. Farklı farklı yazarların ele aldığı çeşitli konularda romanları okumak bize hayat tecrübesi kazandırır.
Habil ve Kabil ile başlayan şiddeti ancak edebiyatın gücü ile dizginleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir