IHLAMUR 68

IHLAMUR’UN 68. SAYISINDA

Dayatılmış Yalnızlık – Bünyamin DURALİ
Yetenek Bahçevanı – Ezgi Fatma AÇIKGÖZ
On Yedi Gün IV – Yusuf KOŞAR
Hurdacı – Sinan TERZİ
Usta Malı – A. Yılmaz SOYYER
Palyaço Servisi I – Abdullah MOLLAOĞLU
Rafya – Hasan KARAYEL
Uğruna Ölünecek Davalar Aranıyor! I – Faruk DELİCE

satın al       e-dergi       abone ol

İLKSÖZ

Hakan SARI

Vaktiyle bir arkadaşımız kendi imkanlarıyla çıkardığı dergiyi okura ücretsiz olarak gönderir, dergi talep eden ya da abone olmak isteyenlerden posta pulu göndermelerini isterdi. Aslında ücretsiz dağıtmak istediği dergiye sadece bu şekilde katkı kabul ederdi. Ne kadar edebi bir davranıştı. Günümüz şartlarında en az edebi olması kadar elzem bir davranış halini aldı; zira sürekli artan kargo ve posta ücretleri biz dergicileri her geçen gün daha bir zorlamakta. Hani şu PTT’nin kitap gönderilerine indirimi de olmasa ne yapardık bilemiyorum.

Edebiyat dergilerinin var olma mücadelesinde iki önemli unsur okur ve yazardır. Derginin görevi de okur-yazar arasında kültür köprüsü inşa etmektir.

Dergi okurları ve aboneleri belki okumaya dahi fırsat bulamayacağı dergiyi almakla, eşe dosta abonelik hediye etmekle dergilerin yaşamasına katkı sağlamakta. Yazarlar bin bir emekle, bazen günlerce ve hatta haftalarca mesai harcayarak oluşturdukları eserlerini hiçbir maddi karşılık beklemeden dergilere göndermekle tartışmasız bir fedakarlık ve katkı sağlamaktalar. Bununla birlikte dergiden tek beklentileri -ki haklı ve bir o kadar da mütevazı bir istek olarak- arşivlerine koyacakları bir adet dergi. Ne var ki dergiler bu istek karşısında dahi nezaket göstermekte zaafa düşebiliyorlar. Nezaket demişken dergiye gönderilen yazılara menfi ya da müspet cevap vermeyen dergilerin varlığını da burada üzülerek ifade edeyim; ne vahim bir durum…

Kağıt, tutkal benzeri tüm basım malzemelerinde dışa bağımlılık, sürekli yükselen fiyatlar ve artan maliyet yayıncılık sektörünü olumsuz etkilemekte. Bu durum, tek destekçisi okuru ve yazarı olan edebiyat dergilerini çok daha zor duruma düşürmekte ve hiç istemesek de enerjimizi maliyet konularına harcamamıza neden oluyor. Hâl böyle iken; abonelik isteğine katkı payı istenince “Yav ne parası, kimin parası? Bağış diyorum, okul kütüphanesi diyorum” gibi garip tepkiler gösteren, dergilerin ne şartlarda çıktığından bihaber güruha da izan ve insaf diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir