IHLAMUR 51

IHLAMUR’UN ŞUBAT SAYISINDA

Bir Ölü Belirir Cesedinden Öksüz – Fatma Nur Ölke

Nuri Demirci, Hilmi Haşal ve Halûk Cengiz ile Söyleşi 2 – Söyleşen: Mehmet Akif Ertaş

Köpek – Ezgi Fatma Açıkgöz

Bir Dünya İki Gerçeklik – Ruhi Konak

Hiç Unutmamışım Seni – Fatma Nuran Avcı

Darp ve Sars – Kazım Baran Yılmaz

Gölge Oyunu, Kukla ve Sinema İlişkisine Giriş Denemesi – Nevzat Çalıkuşu

Çilli Yazılar 4 – Zihni Fakir

İşportacı – Abdullah Mollaoğlu

Anılar Veda Etmez Yolcu Aklıyla – Yonca Misya

 

İLKSÖZ

Mehmet Akif Ertaş

IHLAMUR’un her sayısını özümseyerek takip eden okurlar, özellikle 30’lu sayılardan itibaren, İLKSÖZ’lerde  biyolojik bağlamın dışındaki kardeşlikten söz ettiğimi hatırlayacaklardır.

Kardeşliğin, eşitlik ya da denklik değil zıtlıkta aranması gerektiğini vurgulayarak ortaya attığım ve izini sürdüğüm, bundan sonraki sayılarda sürmeye devam edeceğim bu kavram içine aldığım imzalar üzerinde, sadece insanların değil, insanlardan önce canlıların zıtlıklarının, beraberinde eşitliği getirdiğine inandıkları, hassasiyet alanlarına sadece farklı düşünen insanları dâhil etmedikleri için durdum.

T24 isimli sitede Metin Münir imzalı Kedi Savaşları isimli yazı yayımlandıktan sonra, yazının, içinde benim de bulunduğum, iki elin parmağını geçemeyen isim tarafından sosyal medyada protesto edilmesi, protestocu sayısının zamanla maalesef çoğalamaması, yazının yayımlandığı sitenin, bu süre zarfında, bir özür dileme zahmetine bile katlanmaması bendeki, canlı kardeşliğini bu sayının İLKSÖZ’üne getirme düşüncesini çoktan filizlendirmiş, dal budak salmasına yardımcı olmuştu ancak, Üsküdar Belediyesi’nin Münir gibi düşünenleri hiçe sayarcasına Hayvan Barınağı inşa ettiği haberiyle karşılaşmam, kara kışın etkisini iyice hissettirdiği bugünlerde düşüncemin yeşermesini engelleyemediği için okuduğunuz İLKSÖZ gün yüzüne çıktı.

Birçok bilim insanı, kedilerin sezgi işçisi olduklarını hatırlatırken, bilim insanı kimliğiyle üstelik, Metin Münir’in kedilere harp ilan etmesi kabul edilemez.

Sosyal medya paylaşımlarımı takip edenler, bu yazıyı yazan Metin Münir’i, Ne Yaparsan Yap Aşk ile Yap isimli parçasını reklamlar dâhil her yerden duyuran Kenan Doğulu ile ortak paydaya taşıdığımı hatırlayacaklardır.

Doğulu, şimdiye kadar Münir’in sözünü ettiğim yazısına hak veren bir açıklamaya imza atmadı ama aksi yönde de hareket etmedi.

Doğulu, bu saatten sonra nasıl tavır takınırsa takınsın parçası nerede durduğunu net bir şekilde gözler önüne seriyor.

Hayvan Barınağı inşa etmekle Üsküdar Belediyesi’nin sadece Metin Münir’e değil, Kenan Doğulu’ya da cevap verdiğini unutmadan vurgulamak gerekiyor.

IHLAMUR ailesi adına, Üsküdar Belediyesi’ne bu konudaki hassasiyeti dolayısıyla teşekkür ediyor, hassasiyetin diğer belediyelere sirayet etmesi için aradan yıllar geçmemesini diliyorum.

Sadece birçok bilim insanı değil, edebiyatçı, müzisyen kedileri başlarına taç eylerken, filozoflar da Platon özelinde köpeklerin filozof duruşları önünde saygıyla eğilmeyi, ilerleyen sayfalarda Ezgi Fatma Açıkgöz’ün yazısında göreceğiniz gibi ihmal etmemişlerdir.

Burada unutmadan şu noktanın altını çizmeliyim: Kediden ve köpekten hayırhah cümlelerle söz eden bilinç, hassasiyeti sadece kediye ya da köpeğe değil, insan dışındaki diğer canlılara bıkmadan, usanmadan taşımak gerektiğini, aksi istikamette ilerleyişin hassasiyetle özdeşleşemeyeceğini de sözlerine eklemekten imtina ettiği için bilinç adını almıştır.

İnsan dışındaki canlılar özellikle dişi köpekler, kadınlar aşağılanırken sıklıkla başrolü oynamak zorunda bırakılırlar.

Bu ve benzeri ötekileştirici başrollerin niçin özelliklere kadınlara verildiğini, Neslihan Yalman’ın desteğini de alarak hazırlayacağımız 52. sayının, kültür, sanat ve edebiyatta kadının konumlandırılması üzerinde yoğunlaşan özel sayımızın İLKSÖZ’ünde tartışacağımın haberini şimdiden veriyor; İzmir ve Gaziantep’teki terör saldırılarında canından olan insanlarımız başta olmak üzere; Refik Erduran, M. Orhan Okay,  John Berger, George Michael, Zygmunt Baumann önünde saygıyla eğiliyor; İzmir’de gerçekleşen terör saldırısına hayatı pahasına karşı koyan Fethi Sekin’i reklam malzemesi olarak kullanmaktan rahatsız olmayan ar damarı yoksunu sözde yaratıcı reklamcıları, yaşanan trajedilere rağmen yeni dizilerini ekranlara taşıma ve Kürk Mantolu Madonna’yı uyarlama haberini Ne Yaparsan Yap Aşk İle Yap temposunda sürdüren ay yapım’ı protesto ediyor;  adına hayvan, bitki denilen canlıların can taşıdığını unutmadığınız, onları hoyratlıktan aldığınız ilhamla terbiye etmediğiniz, üzerlerine her daim titrediğiniz, üzerlerine titrediğinizde sizi ihmal etmeyeceklerini unutmadığınız, onlarla köle-efendi diyalektiği tesis etmediğiniz, canlarına okumadığınız, böylece okuma gibi kıymetli fiili kötü emellerinize alet etmediğiniz günlerin sizlerin olmasını temenni ediyorum.

 

satın al       e-dergi       abone ol